İpotekli konut finansman (Mortgage) sistemi
nedir?

İngilizce'de "mortgage" olarak bilinen, basında ve halk arasında "Kira
öder gibi uzun vadeli ev satın alma sistemi" olarak bilinen ipotekli
konut finans sistemi, gayrimenkul edinmede kullanılan finansman
yöntemlerinden birini ifade etmek için kullanılan bir terim. Türk Dil
Kurumu (TDK) kelime manası ''tutu, ipotek, rehin'' anlamına gelen ''mortgage''
kelimesi yerine ''tutulu satış''ı öneriyor.
Sistem genel olarak konut sahibi olmak isteyenlere finans
kuruluşlarınca, konut üzerinden tesis edilecek ipotek karşılığında 15
ile 30 yıl gibi uzun vadeli konut kredilerinin kullanılması temeline
dayanıyor.
Sistemin bir başka tanımı şu şekilde de yapılabilir. İpotekli konut
finansman sistemi, kredi, finansal kiralama ve benzeri finansal işlemler
yoluyla konut alımı, konutların yenilenmesi ve güçlendirilmesi için
ipotek teminatlı kaynak kullandırılması anlamına geliyor.
Banka, müşteri adına müşterinin talep ettiği bir gayrimenkulü peşin
olarak satın alarak mülkiyeti müşteriye devrediyor. Ancak müşterinin
bankaya borcunun karşılığı olarak mülk ipotek ediliyor. Müşteri bankaya
borcunu belli bir ödeme planına göre, önceden belirlenmiş bir vade
sonuna dek aylık ödemelerle kapatıyor.
Uzun vadeli olarak insanları konut sahip yapmayı hedefleyen ipotekli
konut finansman sistemi, İngilizce adıyla "Mortgage" ya da, kira öder
gibi uzun vadeli ev satın alma sistemi 2005'in Ocak ayından itibaren
hükümetin gündemine alındı. Çalışmalar doğrultusunda sistemin yasal
zemine oturtulması amacıyla ilk önce Sermaye Piyasası Kurulu tarafından
ilgili yasa taslağı hazırlandı ve bu yasa taslağı ile vatandaşların uzun
vadede, daha iyi şartlarda konut alabilmesi ve Türkiye'ye özgü modelin
işlemesi için "İpotekli Konut Finansmanı Anonim Ortaklığı"nın kurulması
karara bağlandı.
Ancak her ne kadar sistem ile ilgili çalışmalar hız kazandıysa da
yine de "mortgage"ın ne olduğu, Türkiye'de nasıl uygulanacağı, kimlerin
bu mekanizmadan yararlanacağı ve kimlerin yararlanamayacağı, sistemin
tam olarak ne zaman yürürlüğe gireceği, sağlayacağı
kolaylıklar/avantajlar ve Türkiye'de yıllardır uygulanan banka konut
kredisi sistemi ile arasındaki farklılıklar nelerdir gibi soruları da
beraberinde getirdi.
Dolayısıyla konu ile ilgili bilinenlerin görsel ve yazılı basında çıkan
haberler ile sınırlı olduğunu gözönünde bulundurarak 2004'ün gündemine
oturan ve üzerinde hummalı çalışmaların halen devam ettiği Mortgage
Sistemi'ni daha detaylı ele alan bir dosya hazırladık.
Bu sistemle nasıl ev sahibi olunacak?
- Vatandaş ödeme gücüne göre bir daire bulacak.
- 1. Dairenin değerinin yüzde 25'i vatandaşın cebinde olacak.
Vatandaş kalan tutar için kredi talep edebiliyor olacak. İleride
bu peşinat için de kredi alınabilecek.
- Ev kredisi talep eden kişi, taksitleri ödeyememe ihtimaline
karşın sigorta yaptıracak ve 2-3 ay boyunca bu taksitleri
ödeyecek. Böylece taksitler garantiye alınacak. Ödenecek
taksitlerin içerisinde bu sigortadan yararlanabilmek için prim
de olacak. Sigorta 3- 4 ay bu taksitleri öder ve kişinin durumu
düzelmezse yani sorun devam ederse konut nakde çevrilecek. Aynı
zamanda hayat sigortası da yaptıracak.
- Vatandaşın kendisinin bulduğu ve almayı planladığı konutla
ilgili bir değerlendirme de yapılacak. Bu değerlendirmeyi
yapabilecek bir şirket kurulacak ve evin değeri o şirket
tarafından belirlenecek. Vatandaş tarafından müteahhite evin
tespit edilen değerinin asgari olarak dörtte biri peşin
ödenecek. Banka, evin değerinin geri kalan üçte birlik kısmını
ipotekli konut kredisi olark vatandaşa ödeyecek. Vatandaş da
aldığı parayı müteahhite ya da konutunu satmak isteyen mal
sahibine götürüp ödeyecek. Böylece kredi veren kuruma uzun
vadeli olarak borçlanmış, banka ise verdiği uzun vadeli kredi
karşılığında evi ipotek etmiş olacak. Ardından banka isterse bu
konutu kendi bünyesinde tutabilecek ve kendisi sermaye
piyasalarına menkul kıymetleştirme yoluyla bunu arz edebilecek.
İsterse banka yeni kurulacak ipotek finans kuruluşuna bunu
götürüp satacak ya da devredecek.
- Vefat halinde mirasçılar devam ettirebilecek
- Yeni ya da eski ev alınabilecek. Yenisi bitmiş olmalı.
- Satın alınan daire için Doğal Afet Sigortası yaptırılacak.
- Sistemde herhangi bir kısıtlama yok. 2 eve kadar alınacak bu
tür kredilerle ilgili ödenecek faizlerin vergi matrahından
düşürülmesi ile ilgili teşvik mekanizması getirilecek. İstenirse
100 bin YTL'lik bir konut da alınabilecek, istenirse 500 YTL'lik
bir konut.
- Kamuya ait lojmanlar da bu sisteme dahil olabilecek.
- Bankalar aldıkları ipoteği, İpotek Finans Kuruluşu'na (İFK)
devredecek. İFK'nın yüzde 49'u devlet (kamu bankaları ve TOKİ),
yüzde 51'i özel sektöre (yerli ve yabancı bankalar ya da özel
finans kuruluşları) ait olacak. İFK, stokunda yeralan ipotekleri
menkul kıymete dönüştürecek. İpotek fon katılma belgesi,varlığa
dayalı menkul kıymet veya borç senedi ihraç edecek. Bu yolla
yeni fon yaratarak yeni kredilere kaynak sağlayacak
MORTGAGE SİSTEMİ SIK SORULAN SORULAR
1) Konut kredisinin faize ilave olarak vergi gibi zorunlu ek maliyetleri
var mı?
Kredi faizi üzerine yüzde 5 oranında Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV)
eklenir. Böylece örneğin yüzde 1,20 olan aylık faizin vergi ile birlikte
maliyeti yüzde 1,26’ya yükselir. Konut kredileri KKDF’den muaftır. Ancak
önceden satın alınan konutlar için alınacak kredilerde faiz üzerinden
yüzde 15 KKDF uygulanır.
2) Faiz oranı dışında ne gibi maliyetler vardır?
Faiz dışında kredi kullandırma aşmasında tahsil edilen istihbarat, dosya
komisyonu, ekspertiz masrafı, konut ve hayat sigortaları ile zorunlu
deprem sigortası (DASK) gibi ek maliyetler var.
3) Bankaların istediği komisyon ve ücretler her banka için aynı mı?
Faiz oranlarında olduğu gibi konut kredilerinde alınan komisyon, ücret
ve sigorta primleri de bankadan bankaya değişir. Sadece DASK primi
değişmez. Her konut için alınacak DASK primi konutun türü, büyüklüğü,
bulunduğu il ve semte göre değişmektedir. İnternette www.dask.gov.tr
adresine alacağınız konuta ne kadar DASK primi ödemeniz gerektiğini
öğrenebilirsiniz. Hazırladığımız tabloda ise bankaların komisyon ve
ücretlerine ilişkin ayrıntılı verileri bulabilirsiniz.
4) Kredi kullanmak için en uygun vadeyi nasıl seçmek gerekiyor?
Tüketiciler konut kredisi kullanırken, aylık ödeyebilecekleri taksit
tutarını ve gelecekteki gelir beklentilerini değerlendirerek kendileri
için en uygun vadeye kara verebilirler. Taksitlerin aylık gelirin yüzde
30 ile 50’sini aşmaması öneriliyor. Kısa vadeli kredilerde gelirin yüzde
50’sine kadar izin verilirken, 5 yıldan daha uzun vadelerde ailenin
yüzde 30’u civarında olmasına dikkat ediliyor. Vadenin uzaması faizlerde
ki düşüşle birlikte anlamlı hale geliyor. Aksi taktirde vade uzansa da
aylık taksitlerde fazla bir düşüş olmadığı görülmektedir. Mevcut piyasa
ortamında ideal vadenin 60 ay ile 96 ay civarında olduğunu
söyleyebiliriz.
5) Para cinsine göre taşınan riskler nelerdir?
Bireylerin gelirleri ile ödemelerin para birimi uyumlu olması parite
riskini minimize eder. Ancak örneğin, kişinin geliri YTL ise ve kredi
geri ödemeleri dolara endeksli YTL ise, bu kişinin bu kur riski taşıdığı
söylenebilir. İkinci bir örnek olarak, kullanılan kredi dolar endeksli
YTL ve şahsın geliri Euro ise, bu kişi parite riskiyle karşı karşıyadır.
Dövize endeksli kredilerde kur riskinin yanı sıra kur farkından
kaynaklanan vergi söz konusu olmaktadır. Bu vergi sebebiyle taksit
tarihleri arasında kur artışı olmuş ise vergi oluşur ve taksit tutarının
yanı sıra bu vergi de ödenmek durumunda kalır.
6) Hangi tip konutlar Mortgage’a uygun olacak?
Mevcut taslağa göre irtifakı tapusu olan konutların yanı sıra bitmemiş
konutlar için de konutlar kullanılabilecek. İskanı alınmış, deprem
yönetmeliğine uygun yapılmış konutlar öncelikli, olarak Mortgage için
uygun olacaktır.
7) 120 ay vadeli yüzde 1.05 faiz ile 1.20 faiz arasında, 50.000 YTL’lik
kredi geri ödemelerinde kaç liralık fark oluşur?
50.000 YTL’ nin 120 ay vadede yüzde 1.05 oranıyla taksit tutarı 753.35
YTL’dir. Aynı miktar ve vade için yüzde 1.20 faizli kredinin aylık
taksiti ise 810.35 YTL. Yani aradaki fark 57 YTL’dir.
8) Kredi kullanacak olanlarda aranan koşullar değişti mi? Şu anda hangi
miktar kredi koşullara sahip olanlara veriliyor? Maaş bordrosu düşük
olup da ödeme gücü daha yüksek olanlar kredi kullanımında hangi
koşullarla karşı karşıya kalıyorlar?
Maaş bordrosu düşük olduğu halde, ödeme gücü yüksek olan kişilerin,
ödeme güçleri paralelinde kredi alabilmeleri için, gelirlerini
belgelemeleri gerekiyor. Kredi için başvuruda bulunan şahsın aile geliri
ve aylık ödemesi gereken borç toplamı ve zorunlu giderler dikkate
alınmaktadır. Kredi Kayıt Bürosu kayıtlarında her hangi bir olumsuz
kaydı bulunmayan şahıslara, aylık taksit tutarı ödeme gücü kapsamında
kalan krediler kolaylıkla tahsis edilebilmektedir.
9) En düşük faizi veren bankayla mı, yoksa faizi biraz daha yüksek ancak
piyasa da daha aktif bir bankayla mı çalışmalı?
Banka seçimi kişisel bir tercihtir. Ancak faiz oranlarının yanı sıra
komisyon, istihbarat ücreti sigorta primleri gibi maliyetler ve hizmet
kalitesi göz önünde bulundurulmalı. Konut kredisi vadesinin uzun olduğu
düşünüldüğünde, uzun süreli bir ilişkide bulunulacak bankadan beklenen
hizmet kalitesi, kolay ulaşım, alternatif kanal hizmetleri, zaman içinde
ihtiyaç duyulabilecek diğer ürünlerdeki avantajlar gibi konuları da göz
önünde bulundurulmalı.
10) Mortgage yasası Türkiye piyasasını nasıl etkiler? Ev almak için
Mortgage’ı beklemeli mi?
Mortgage’ın tüketiciler açısından getireceği en önemli farklılık
değişken faizli kredilerin kullanılmaya başlanması olacak. Böylece faiz
düşüşünden yararlanabilecekleri gibi faizlerin düşmesi için konut
alımlarını bekletmelerine gerek kalmayacak. Faiz oranları düştüğünde
tüketicinin taksitleri düşecek, faiz oranlarının yükselmesi durumunda
ise taksit tutarları sözleşmede belirlenen azami orana kadar
yükselebilecek. Faizlerdeki düşüşün, konut fiyatlarındaki artışın
altında gelişeceği bekleniyor. Dolayısıyla alımların ertelenmesi
önerilmiyor
|